14 Ağustos 2010 Cumartesi

Ben Küçükken Küllücüken

French oje beni mimlemiş. Ben de zaten mime hasret bir kişilik olarak hemen yazdım. Dönüp küçüklüğüme baktığımda benimde tuhaf olduğum kesin.


Bebelikten başlamam gerekirse küçüken 4-5 bilemedin 6 yaşlarındayım televizyonda o zamanın en atraksiyonlu korku filmleri olan "Elm Sokağı Kabusu" ve "Chuck'nin Gelini" ve serilerini ailemin bütün itirazlarına karşı izler sonrada oyuncak bebeklerimi ters çevirir (hele bir tanesi vardı pembe saçlı,chucky suratlı) ve uykuya öyle dalardım. Ve tabii bütün gece kabus görürdüm.

Saç kurutma ve elektirikli süpürge sesini bebekliğimden beri çok severim. Psikopatça biliyorum ama sebebini bilmiyorum. Bir de naftalin kokusu var. Kokladıkça hala yiyesim gelir.

Anaokul çağlarında ise Bendeniz'e hastayım. Erkek gibi falan kısa saçlı o zaman. Kararımı vermişim büyür büyümez ilk işim simsiyah saçlarımı boyatıp, saçlarımı Bendeniz gibi kestirip siyah deri paltolumla ağır ağır ortalarda dolaşmak olacak.

İlkokula giderken kendimi müziğe vererek Ebru Gündeş ve Candan Erçetin'e sardım. Ama nasıl deli gibi Ebru Gündeş dinliyorum, kaseti çıkıyor ilk gün gidiyorum almaya. Hayır o yaşta ne anlıyorum da dinliyorum onu da bilmiyorum. Babam kızım bu yaşta dinleme öyle şarkılar diyor ama anlam veremiyordum tabii o zamanlar. O zamanların tavşan dişli, zayıf mı zayıf olan Ebru Gündeş'ine deli gibi hastayım. Sonra Erdek'te konser veriyor diyo bir tarafımı yırtıp konserine gittiğimi hatırlıyorum. Öyle ya Ebru Gündeşi dinliycem az buz bir şey mi!

Ortaokulda o zamanlar en meşhur yabancı pop gruplarından "Blue"ya sarıyorum. Arabeskten popa geçtiğim düşünülürse az buz yol değil katettiğim. Grupta zaten iki tane eli yüzü düzgün adam var biri Lee, diğeride Duncan. Bir de o ara BSB ( Backstreet boys) ve Westlife diye gruplar feci moda. Her neyse ben deli gibi her ay nerde Blue röportajları ve posterleri olan dergi hatta bazen dergilere tüm harçlığımı yatırıyorum. O da yetmezmiş gibi ingilizce sağlam olan arkadaşlarına mektup yazdırıp İngiltere'ye bile yollamıştım iki üç kez. Hatırlıyorum da o zamanla Duncan sevdasına PTT bende ekmek yemişti bayağı. Rüyalarımda hep Duncan konserindeyim, klibinde oynuyorum. Benim gibi Duncanı sevenleri içten içen kıskanıyorum.

Liseye geçtiğimde Duncan sevdam bir sene daha sürüyor sonra kendime geliyor, bu gidişin bir sonu olmadığını biliyorum. Duncan o ara zaten evleniyor bende büyük platonik aşkımı kalbime gömüyorum. Daha sonra poptan rocka çeviriyorum rotamı. Hala rock dinlediğim düşünülürse on altı yaşından beri hayli istikrarlıyım. Dumankolik oluyorum bu kez. Bandırma'dan Bursa'ya konserine gidiyorum, kolyemi atıyorum falan sahneye Batuhan diye çemkirerek (ergensel saçma sapan işler peşindeyim). Saçlarımın uçlarını kızıla boyuyorum hepsini boyatmam okul kurallarına aykırı çünkü. Asiyim falan çok kendi çapımda.

Bugünde en yakın dostum Handeyle yaşadıklarımı hele hiç unutamıyorum. Örneğin birtanesi en utanılasılardan. Radyoyu arayarak platonik ilkokul aşklarımıza şarkı yollardık, iyi bir halt yemişiz gibi de daha sonra dinlemek üzere radyo yayınını kasete kaydederdik. Millete dinletip kendimizi madara etmek için falandı heralde.

İkinci el kitaplarımızı bakkalın önünde satardık sonra. Millet okumak istediğinden midir yoksa bize acıdığından mıdır alırlardı kitapları. 5 tl kazanmıştım o günün parasıyla , şimdinin 50 tlsi gibi bişeydi. İçim cız etmişti harcarken.

Düşünsem daha çıkar tabii de şimdilik bu kadar yeterli diyelim. Bende bu mimi isteyene veriyorum. Yazmak isteyen herkes alıp paylaşabilirler diğer bloggerlarla.





5 kişi ahkam kesmiş:

French Oje dedi ki...

bildiğin arabeskle başlamış, popa geçmiş ve finali rockla yapmışsın. sırada elektronik müzik var herhalde. çok eğlenceliymiş senin çocukluk da ama aradaki yaş farkı direkt belli oldu bendeniz ben ilkokuldayken vardı sen anaokulundaymışsın ühüü:/

ayşa dedi ki...

aynen öyle dediğim gibi rockta kaldım 6 senedir istikrarlı bir biçimde rock dinliyorum. :D rocktan arabeskede geçebilirdim tabi çok şükür bende normal seyirinde gelişti herşey :))

tagskie dedi ki...

hi.. just dropping by here... have a nice day! http://kantahanan.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

Bence hala poptasın.Duman rock yapıyor diyorsan kahkaha atarım:))))) imza: frutti

ayşa dedi ki...

@frutti şuanda duman dinlediğimi kim söyledi ki :))