12 Ekim 2009 Pazartesi

Üstümdeki Garip Hava

Bazı günler insanın üzerinde garip bir hava olur. Ama o havayı elde etmek için hiç bir çaba sarfetmessin, birdebire oluşuverir. Örneğin o gün kendini çirkin hissedebilirsin. O gün asla saçların istediğin şekli almaz ve her zaman giydiğin bluz o gün sanki üzerinde biraz eğreti durur. Aynalara bile bakamadan, zar zor dışarı atarsın kendini. Ve hiç beklemediğin anda tanımadığın insanlardan ya da arkadaşlarından beklemediğin bir tepkiler alırsın o gün. İşte bugünde benim için de öyle böyle oldu. Otobüste tanımadığım amcalar bana yer verdiler. Otobüs şoförü bile bilmediğim adresi şevkle anlattı ineceğim yeri. Herkes selam veriyor, hal hatır soruyor falan. Herkesten gelen gereksiz bir bir ilgi alaka.

Size de oluyor mu öyle arada?

Bugün çirkinim diye düşünürken, dışarıdan bakan başka bir kişinin aslında asla sizin gibi düşünmediğini farkettiğiniz de şaşırıyor musunuz, benim gibi sizde?






7 Ekim 2009 Çarşamba

Bütün Kızlar Toplandık

Bugün bizim okulun ilk günüydü. Bu nasıl okul dediğinizi duyar gibiyim. Bizim bölümün programının bu sene maşallahı var gerçekten.

Haftada 4 gün tatil, 3 gün okul. Kısacası tatilden arta kalan zamanlarda okula gidiyorum desem yeridir.

Bizim 4'lü gene bir aradaydı. Arzu, Begüm,Çağla ve ben.

Kayıt gününde görüşmüş bile olsak , uzun zamandır görüşmemizin acısını çıkarmadan edemedik okul çıkışı.

Önce Küçükpark'ta birşeyler yedik sonra da Forum Bornova'ya gitmekte karar kıldık. Özlemişiz birbirimizi , anlattık, anlattık ve anlattık. Aşksal mevzular, son sıcak dedikodular, tatilde yaptıklarımız falan filan. Sonra da dükkanlara girdik gezdik, tozduk. Bolca güldük, epey bir eğlendik.


5 Ekim 2009 Pazartesi

Öğrendim ki

Öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız. Öğrendim ki... Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika. Öğrendim ki... Hayatında nelere sahip olduğun değil ,kiminle olduğun önemli. Öğrendim ki... Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki... İnsanlarin başına ne geldiği değil, o durumda ne yaptıkları önemli. Öğrendim ki... Ne kadar küçük dilimlersen dilimle, her işin iki yüzü var. Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor. Öğrendim ki... Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. Öğrendim ki... 'Bittim' dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var. Öğrendim ki... Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki... En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. Öğrendim ki... Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak icin elini uzatır. Öğrendim ki... İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir. Öğrendim ki... Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır. Öğrendim ki... İnsanı insan yapan şey, sadece sevgi ve saygıdır. Öğrendim ki... Aşk kelimesi ne kadar cok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalir. Öğrendim ki... Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtigini bulmak zor. Öğrendim ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da ! Öğrendim ki... Ne kadar yakın olursa olsunlar, en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Öğrendim ki... Bazen başkalarini affetmek yetmiyor. Bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor.


*alıntıdır*

1 Ekim 2009 Perşembe

Dertli Gönüllere Giren İşte Benim

Hani ünlülere sorarlar ya "Bu mesleği yapmasaydınız ne olurdunuz?" diye. Mesela yarın öbür gün bana sorsalar kati suretle psikolog olurdum derdim artık eminim buna. Niye mi? Çünkü vaziyet aynen şu;


G : - Ayşa'm ya kulağımı deldirmiştm ya ben, şişti şimdi çıkarayım mı küpeyi? Sence ne yapayım? 
C: - Off ayrılcam galiba ben bu çocuktan. Ya çok dengesiz! Sence ne msj atayım şimdi. Ne yazayım mesajda?
B: - Off artık katlanamıyorum Ayşenur. O uzakta ben burada, tahammülüm kalmadı artık. Sen olsan napardın bir post yazsana blogunda bana bu konu hakkında. (bunu biliyorsunuz artık eminim)
M : - Yarın evlilik yıldönümümüz napayım sence (yıllanmış evlilik uzmanıyım sanki ben)
U : - Okulu bırakacağım galiba ben. Sence ne yapayım ?

Ne olduğumu şaşırdım. Güzin ablamı mıyım, yoksa dişi Mehmet Çoşkundeniz miyim bir türlü anlam veremedim.

Ama bildiğim tek bir şey var o da dinlemeyi ve akıl vermeyi çok sevdiğim.