kuaför etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuaför etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Mart 2015 Salı
Senin Saçın Ne Renk?
Saç boyası biz kadınlar için birçok anlama geliyor. Kimimiz kişiliğimizi yansıttığını düşündüğümüz rengi taşmak istediğini boyatıyor saçını. Kimimiz depresyon ve stres gibi ruh hallerinden kendini çekip çıkarmak için saçında arıyor çareyi. Boyatıyor, kestiriyor, kestirdiğinden pişman olup kaynak saç gibi çözümlere yöneliyor.
Bazılarımız ise saçındaki beyazları kapatmak için kullanıyor saç boyasını. Hele de saçlarınız genetik miras olarak ailenizden birilerine çektiyse erken yaşta beyazlamaya başlayabiliyor. İşte ben de en son kategoriye giren ve saç boyasını hayatına erken sokma zorunda olanlardanım. Ama itiraf etmem gerek, ben de ergenlik dönemlerimde saçımı boyatmak için yanıp tutuşan kafiledendim. Okul yönetiminin saç boyasına izin vermesinin de bu heves de büyük payı vardı tabii ki. Yasakların cazip gelmesi ergenlik döneminde en baskın olarak yaşanan bir durum. Ben de illa boyatacağım diyerek saçlarımın uçlarını kızıla boyatmıştım. Ortaokul ve lise dönemimde siyah renk saçların uçlarını kızıla boyatmak oldukça modaydı. Shakira'nın saçlarının uçlarının kızıl, Şebnem Ferah'ın da saçlarının tamamen kızıl olduğu dönemlerden bahsediyorum. Okul biter bitmez saçımının tamamını kızıla boyatarak o güne dek içimde kalan kızıl hevesini bir nevi kırdım. Şimdi düşünüyorum da ailem de epey anlayışlıymış. Ben ilerde on dokuz yaşında kızımın kıpkırmızı kafayla ortalarda gezmesine ne derece müsemma gösterebilirdim bilmiyorum. Bir süre sonra baktım ki kızıl renk bir kaç hafta içerisinde akarak turuncuya çalıyor ve sürekli boyama ihtiyacı hissediyorum. İşte o zaman özüm olan kahverengiye dönmeye karar verdim. Ve tam bunlar gerçekleşirken, henüz 20'li yaşların başında olmama rağmen saçımın önünde iki tel beyaz saç peyda olmuştu. En önde oldukları için de koyu renk saçımda kabak gibi sırıtıyorlardı. Hemen çareyi kopararak imha etmekte buldum. Artık yok olmuşlardı. Lakin ben nereden bileyim koparılan saçın hızlı bir şekilde artacağını. Beyaz tel saçlar eşeyli ürer gibi artarak çoğalmaya başladılar. İki tel beyaz çay oldu bana altı yedi tel. Bu sefer çareyi makasla kesmekte buldum. Değişen bir şey olmadı tabii. Bu sefer sayı on tele çıktı. Ve yıllar geçtikçe de beyazlar saçlarımı istila etmeye başladılar. Ve ben o gün bugündür bir zamanlar heves ettiğim saç boyasını zorunlu olarak kullanıyorum. Elimde olsa da keşke saçımın orjinal haline hiç dokunmasaydım. (Ah o keşkeler!) Belki o zaman bugün bir kaç tel beyazla yırtabilirdim. O nedenle hala saçınıza hiç boya değdirmediyseniz, bu fikri iyi düşünün derim.
Siz de benim gibi erken yaşta beyazlayan saçlardan muzdaripseniz kullandığınız boyanın kalıcılığı en ön sırada yer alıyor. Diğer yanda saçları koyu renk olup sarı, kumral gibi açık renk kullananlar için de aynı durum geçerli. Bugüne kadar çeşitli marka boyalar kullansam da doğal içerikli boyaları kullanma taraftarıyım aslında. Geçtiğimiz haftalarda ise elime Tavsiye Kanalı aracılığı ile Loreal Paris'in yeni markası olan Excellence Intense boyasını tecrübe ettim. Boyanın kalıcılığı yanısıra parlaklığı da oldukça iyi diyebilirim. Ayrıca bu boya sayesinde saçınızı bir kaç ton yukarıda boyararak, başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Renk kesinlikle tutuyor. Tabii olayı abartıp siyah saçı sarı boyayım demeyin sakın. Onu vaad edebilen boya henüz icat edilmedi çünkü. Ayrıca farklı renkleri sevenlere de epey fazla seçenekleri de mevcut. Saç boyası öncesinde saçınızın yıpranan kısımlarına sürülmesi için sunulan saç serumu ise oldukça başarılı bir ürün. Boya sonrası uygulanan saç kreminin hem kokusu hem de verdiği yumuşaklık ve tarama kolaylığı da ürün hakkında diğer memnun kaldığım detaylardan. Bu aralar saç tipine uygun boya markası arayanlar mutlaka denemeliler diye düşünüyorum. Marka Watsons ve Gratisler'de sık sık indirime de giriyor zaten.
Bu yazımda benim gibi saç boyasını hayatına zorunlu ya da keyfi olarak dahil edenlere yardımcı olmaya çalıştım. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Az beyazlı, bol ışıltılı günler.
made in Ayşa (Ayşe Nur) saat 14:33 9 kişi ahkam kesmiş
neymiş: Intense Excellence, ışıltı, kuaför, Loreal Paris saç boyası, saç boyama, saç boyası, üründeneyimi
10 Aralık 2009 Perşembe
Enteresan Kuaför Diyalogları
Bugün kuaföre gittim saçımı kestirmek ve boyatmak için. Kuaförde klasik bayan kuaför sahnesi hakim.
Durmadan konuşan benim dışımda iki müşteri, iki adet kuaför, bir tane de bakınmaya gelmiş kuaför tanıdığı. (sonuncusu olmazsa olmazdır) Kuafördeki genç kızın yarın düğünü varmış.
Yaşın sorma gibi bir gaflette bulundum. Yirmi cevabını verdi. Bir fena oldum, bir kötü oldum, anlatamam. Gerçi kız doğudan (Muşluymuş) ve ona göre yirmi oldukça uygun bir yaş.
Bir de ablası vardı görme ağzından çıkan bu cümleler benim dumura uğramama sebep oldu.
"-beyim cinayetten, hapishanede müebbet isteniyor, umarım af çıkar" demez mi hem de gayet relaks bir biçimde. Bir yanında ufacık 3-4 yaşlarında kızı var. Bir tane daha çocuğu varmış. Kocam en az 9 yıl alır o zamanda kızımız on iki yaşında olur falan dedi. Anladığım kadarıyla "kan davası" falan var sülale de. Çünkü babam ve eltimin kocası da hapiste dedi. (gayet de rahat söylüyor, hayretler içerisinde kaldım) Sormak istedim ama sormadım neden falan diye. Sadece yadırgamakla yetindim. Sülale de adam kalmamış bunlar düğün yapıyorlar, üstüne üstlük hobidi hobidi oynuyacaklar bir de düğünde.
İçimden zaman geçiyor ve Türkiye'nin bir kısmı ilerliyor ve kültür başkenti oluyor. Bir kısmı da olduğu yerde sayıyor diye geçirmeden edemiyorum.
Bir de ablası vardı görme ağzından çıkan bu cümleler benim dumura uğramama sebep oldu.
"-beyim cinayetten, hapishanede müebbet isteniyor, umarım af çıkar" demez mi hem de gayet relaks bir biçimde. Bir yanında ufacık 3-4 yaşlarında kızı var. Bir tane daha çocuğu varmış. Kocam en az 9 yıl alır o zamanda kızımız on iki yaşında olur falan dedi. Anladığım kadarıyla "kan davası" falan var sülale de. Çünkü babam ve eltimin kocası da hapiste dedi. (gayet de rahat söylüyor, hayretler içerisinde kaldım) Sormak istedim ama sormadım neden falan diye. Sadece yadırgamakla yetindim. Sülale de adam kalmamış bunlar düğün yapıyorlar, üstüne üstlük hobidi hobidi oynuyacaklar bir de düğünde.
İçimden zaman geçiyor ve Türkiye'nin bir kısmı ilerliyor ve kültür başkenti oluyor. Bir kısmı da olduğu yerde sayıyor diye geçirmeden edemiyorum.
made in Ayşa (Ayşe Nur) saat 20:19 3 kişi ahkam kesmiş
neymiş: kuaför
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
