diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2012 Pazar

Zayıfsam Günahım Ne?


Bugüne kadar hiçbir zaman kilolu kategorisinde sayılabilecek ete ve buta sahip olmadım. Görüp görebileceğim en fazla elli kilo veya biraz üstüydü.

Küçükken hep çok zayıftım. Etrafımda öğretmenimden tutun konu komşuya kadar herkes tarafından 'kuru kız', 'kürdan' gibi yakıştırmalara maruz kaldım hep. Zayıf olan insanların zayıflıklarına dair bu tarz benzetmelere alınmayacakları düşünülür. Kilolu kişinin yüzüne şişman ya da tombul demek ayıptır ama zayıfın yüzüne 'kuru' 'kürdan' 'çöp' gibi yakıştırmalar rahatlıkla söylenebilir. Şişman insanın duyguları var da sanki zayıfların duyguları yokmuş gibi.

Bir de küçükken ailenize söylenen gereksiz sözler vardır. 'Aç mı bırakıyosun', 'Et yedirmiyo musun sen kıza?' annemde bu tip teyzeleri 'yemek seçiyor' diye geçiştirirdi. Gürbüz çocuk sağlıklı çocukla eş değerdi onlara göre. Bazen gene aynı tip komşu kadından şöyle komik bir cevap gelirdi 'şimdi seçsin de yarın öbür gün koca evinde mecbur her şeyi yiyecek'. Sanki koca hayatını paylaştığın adam değil de canavar. Zorla ağzına sokacak yemek istemediğin yemekleri. Ki birçok erkeğin brokoli başta olmak üzere yemek konusunda seçici davrandıkları da bir gerçek.

Üniversite hayatımın son senelerine kadar bu hep böyle sürdü. 'Yiyip kilo almamak' kafası ve bünyesiyle yaşadım hep. Ben Burger King'de hamburgerleri hapur hupur yutarken, kilolu arkadaşlar imrenerek belki de içten içten bünyelerine nalet okuyarak yediler o burgerleri. Onlara su içseler hemen yaradı, ben bir kuzuyu tek başına yesem dahi bana yaramadı. Gene aynı şekilde birçok kadın topluluğunda geçen diyet muhabbetleri ve anılarına hep Fransız kaldım. Etrafımdaki birçok kadının hayatının bir döneminde yaptıkları bir diyet, uyguladıkları bir rejim programı olmuştu. Bense saf saf bu sohbetleri dinlemekle yetindim, hiç bir zaman dahil olamadım.

Spora gelirsek bugüne kadar pek yapmadım. Önceden sporu sadece zayıflamak için yapılan bir aktivite zannederdim ancak sonradan sporun formda kalmanın ve kilonun vücuda orantısız dağılarak vücudun deforme olmasını engelleyen en güzel yollardan biri olduğunu farkettim.

Bir kaç sene evvel aldığım spor ve rejim dergisinin verdiği (ki dergiyi alırken senin 'neyine be o dergi, zaten çirozsun' bakışları atan kasiyerin bakışları hala aklımda) gaz sonucu kendi çapımda ev sınırları içinde egzersiz yapmayı denedim, her yerim aynı hafta içinde tutuldu bir süre yapmaya tövbe ettim. Dün ise markette gözüme takılan pilates topu ardından ise sabah televizyonda denk geldiğim pilates egzersizi yapan spor hocası adeta bana spor yapmam için gönderilen bir işaretti. Bugün gittim ve o pilates topunu aldım. Ve yarından itibaren spora başlıyorum. Ne gerek var canım sen zaten zayıfsın diyenlere inat yarın sporuma başlıyorum.

Hayırlara Ola!