midpoint etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
midpoint etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2014 Cuma

Biraz Bulaşık Alır Mısınız?


Uzun zamandır beri KPSS muhalefetiyle kendimi test kitaplarına kapatmışken bugünlerime moral olacak bir haber aldım geçtiğimiz günlerde. Pril markasının PR ajansından İzmir'de gerçekleştirecekleri etkinlik için biz İzmir'den (İzmirli olmadığımdan İzmirli demek İzmirlilere haksızlık gibi geliyor) bloggerlarla bir etkinlik gerçekleştirmek ve bu etkinliğe beni de dahil etmek istediklerine dair maillerini aldım. Bumerang etkinliğinden beri epeydir etkinliğe katılmamıştım. Ev-dersane arasında mekik dokuduğum bu günlerde bu etkinliğin benim için değişiklik olacağını düşündüm.

Etkinlik Midpoint'te gerçekleşecekti. Midpoint'in lezzetlerine aşina olduğumdan leziz bir öğle yemeğinin olacağından hiç şüphem yoktu.

Etkinlik günü geldiğinde söylenen saatte Midpoint'teydim. Etkinlik haftaiçi olmasına rağmen katılım oldukça yüksekti. Yemek blog yazarları ağırlıklı olmak üzere benim gibi bloguna her şeyi dahil eden kişisel blog yazarları ve makyaj blog yazarları da etkinlikte yerini almıştı. Etkinliğin ev sahibesi Pril markasının PR ajansı olan Med Partners Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Ajansı idi. Ajanstan Müşteri İlişkileri Temsilcisi Ünzile Hanım beni kapılarda karşıladı. Meslektaş olmanın da verdiği rahatlıkla kaynaşmamız da çok geç olmadı. İçeri girip diğer blog yazarları ile merhabalaştıktan sonra fotoğraf çekimleri başladı bile. O güne özel minyatür bir fotoğraf stüdyoyu hazırlamışlardı. Elimde Pril tacı yüzümde şapşal gülümsememle hemen objektiflere ilk pozumu verdim. Diğer fotoğrafımda ise 'En Hamarat Benim' sloganıyla herkese meydan okudum. (duy da inanma!) (Fotoğrafları görmek için buraya alayım seni)

Med Partners çalışanları ile ufak bir sohbetin ardından, Midpoint'in servisleri başladı. Bir süre sonra ise Açelya Akkoyun ve Pril markasının sahibi Henkel firmasının idare kadrosundan çalışanlar geldiler. Akabinde herkesin söz aldığı sohbet de başlamış oldu. Sohbet başlar başlamaz ise klasik fısıldaşmalar başlamıştı. Açelya Akkoyun'un ekrandakindaki görüntüsü ile kıyası... Meşhur derin gamzeleri ile beynimize kazınan Açelya Hanım, ekranda görünenden fazlası vardı eksisi ise yoktu. Aynı samimiyet, aynı doğallık, tek farkı ekranda görünenden çok daha uzun boylu ve atletik yapılı olmasıydı. Sonradan öğrendik ki uzun seneler voleybolcu olarak okul takımlarında yer almış. Bir gününün nasıl geçtiğinden, yardımcısı olsa dahi mutfağa girmekten büyük haz duyduğundan, bu hazzın ise özellikle sevdiklerine kendi elleriyle bir şeyler sunabilmek olduğundan bahsetti. Küçük kızını da anmadan duramadı. O da her anne gibi iki lafından biri kızı Alya idi.

Daha sonra ise geldik asıl konuya. Pril'in içeriğine. Pril kendimi bildim bileli bulaşık markası denilince aklıma gelen ilk markadan biri.  Zaten Türkiye'nin ilk bulaşık markası daha ötesi var mı? Tam 35 yıllık bir geçmişe sahip. İlk çıktığı günden beri markanın istikrarını sürdürmesi ve 35 yıldır marka lideri olması da zaten markanın hem içerik hem de pazarlama yönünden ne kadar başarılı olduğunun göstergesi. Hepsinden önce o vardı derler ya, işte aynen öyle. Anneannemin, teyzemin, annemin, halamın hepsinin evinde çokça görmüşlüğüm var Pril'i. Mutfak lavabosunun ayrılmaz yoldaşı desek yanlış olmaz. Hatta pikniklerde sabun bulamadığımız zamanlarda az mı elimizi Pril ile yıkadık. Kokusu konusunda da bulaşıktaki kötü kokuları bastırma da bire bir. Bilhassa meyve kokularına hayran biri olarak limonlu, nar ve yeşil elmalı olanlara daha bir hayranım. Bulaşıkları çıkarma gücünden bahsetmeme gerek yok zira birçoğumuz zaten buna yakından tanığız.

Etkinliğin sonuna doğru bu kez Açelya Hanım ile fotoğraf çektirdik. Son olaraksa toplu olarak gülümsedik objektife muzipçe. Henkel günün küçük bir hatırası olarak ise bize Pril'in basın kitini ve hediyelerini sundu. Pakette Pril limonlu bulaşık deterjanı başta olmak üzere bir de beyaz şirin bir fırın tepsisi vardı. Kullanmaya kıyamayacağımı bildiğimden onu ilerde kullanılmak üzere diğerlerinin yanına ayırdım.

Özetle Pril markası ile gün benim için oldukça eğlenceli geçti diyebilirim. Henkel'in Satış ve Pazarlama ekibinin dinamik kadrosu, Açelya Akkoyun'un meşhur gamzeleri ve doğallığı ile Meds Partners Reklamcılık ve Halkla İlişkiler'in çalışanlarının misafirperverliği ile unutulmaz bir gün yaşadım. Umarım tekrardan bir araya gelme şansını yakalarız.

 (Fotoğrafları görmek için buraya alayım seni)




24 Şubat 2014 Pazartesi

Bumerang ile 'Seasons of Love' Gecesi


Geçtiğimiz hafta Hürriyet Bumerang'ın 'Seasons of Love' adını taşıyan İzmir'den seçilecek 10 blog yazarının katılımıyla gerçekleşeceğini duyurduğu deneyim günlerine dair ilanına sosyal medyada denk gelmiştim. Etkinliğe katılım şartı ise daha önce gidilen her hangi bir mekana dair değerlendirmemizi içeren bir yazıyı Bumerang'a göndermekti. Ben de geçtiğimiz ay Bisquitte Cafe & Mutfak'ta gerçekleşen etkinliğe dair yazdığım yazı ile başvurumu yaptım. Yazımı başarılı bulmuş olacaklar ki ertesi gün Bumerang ekibi tarafından aranarak, etkinliğe katılacak 10 blog yazarından biri olduğum söylendi. Bumerang'ın bana sunduğu ikinci bir etkinlikti bu. İlki ise yazın 'Road to Bodrum' adını taşıyan gene 10 blog yazarı ile gerçekleşen Safari Turu idi. O zaman etkinliğe katılacak 10 blog yazarından biri ben olsam da o hafta işim çıktığı için etkinliğe katılamamış. İçten içe de bir burukluk hissetmiştim. Bu nedenle 'Seasons of Love'  etkinliği benim için ikinci bir fırsat oldu.

Etkinliğin konsepti ise adından da anlaşıldığı gibi aşktı. Ancak buradaki aşk, sadece kadın-erkek arasında geçen değil, genel anlamda birçok şeye duyulan aşktı. İlk aşk aile, sahip olunan ve isteyerek yapılan mesleğe duyulan aşk, vitrinde gördüğün ve sahip olmak isteğiyle yanıp kavrulduğun ayakkabıya duyulan aşk, yemeğe içeceğe hatta çikolataya duyduğun aşk...

Akşam yemeği olarak Midpoint'te gerçekleşeceği belirtilen bu etkinlikte, unutulmayacak lezzetlerden olmaya aday eşsiz yemek menüleri ve yemeklerin ayrılmaz parçası şarap yer alıyordu. 'Lezzeti aşkınla paylaş' sloganı ile de bu lezzetleri sevdiğimiz biriyle ya da aşkımızla paylaşmamız isteniyordu. Ben de ilk aşkım olan annemi etkinliğe götürmeye karar verdim. Böylece blog yazarlığı hakkında tam bir bilgiye sahip olmayan annemin, konuyu ortamında görmesini istedim.

Geceye gelirsek...
Gecenin ev sahibeleri Bumerang ekibinden Arzu hanım, Hürriyet Ege'den yazar Bahar Akıncı Hanım, gecenin sponsorluğunu üstlenerek bizleri Gastronomi anlamında bilgilendiren dude table ailesiydi. İlk kez duyanlar için bilgi vereyim. Dude table yemek kültürüne ait birçok bilgiyi içinde barındıran online bir platform. Yemeğin sadece öğünden ibaret olmadığını aslında bir ülkenin kültür ve değerlerini yansıttığı hakkında bilgi veren, bu alanda ilgililerine kaynak olabilecek güzel bir site. Gene bu gece ev sahipliği yapan markalar arasında yer alan Terra şaraplarının ana markası olan Mey vardı.

Akşam boyunca Midpoint'in bize özel kalp tasarımlı menülerde sunduğu lezzetlerin ise tadı damağımızda kaldı. İki seçenek olarak sunulan menülerde ben tercihimi menü 1'den yana kullandım. Menüde yer alan tüm lezzetlere ve diğer tüm etkinlik fotoğraflarına buradan ulaşabilirsin. Menülere uygun seçilen Terra Narince ve Terra Öküzgözü - Boğazkere şarapları ise yemeğe ayrı bir lezzet kattı. Yemek devam ederken içilen şaraplar hakkında ise Mey İçkileri Ticari Saha Sorumlusu Kübra Hanım bizlere şarap bardağının nasıl tutulması gerektiğinden tutun, hangi şaraba hangi boyuttaki kadehin uygun kaçacağına kadar şarap içmenin birçok inceliği hakkında bilgi verdi. Kübra Hanım'a engin şarap bilgisi ve değerli önerileri için ne kadar teşekkür etsek az. Hürriyet Ege yazarlarından Bahar Hanım'la da sohbet şansını yakaladığım bu gecede mezun olduğumuz bölümden, yazma aşkına kadar birçok ortak yönümüz olduğunu farkettim. İletişim alanında bana örnek teşkil edecek birini daha böylece tanımış olduğum için kendimi şanslı hissettim.

Özetle, 'Seasons of Love' etkinliği her ayrıntısına kadar özenle düşünülmüş ve gene aynı itinayla hazırlanmış bir etkinlikti. Güleryüzlü tavırları ve bütün gece süren ilgileriyle, geceye katılan tüm blog yazarlarına kendilerini değerli hissettiren Bumerang kadrosu ve diğer sponsor firmaların temsilcileri ile sohbetler ise bir harikaydı.

Diğer yanda Melike adında tatlı bir blog yazarını da tanıdım bu etkinlikte. Kendisi 'ayağımın tozuyla' adını taşıyan blogun yazarı ve blogunda gezdiği birçok yeri, hayat tecrübelerini konu ediyor. Melike samimiyeti ve sıcaklığını blog yazılarında da birebir size hissettiriyor. 

Son olarak bu etkinlikte bir araya gelmemizi sağlayan Bumerang ekibine teşekkür ediyorum. Tekrardan başka bir etkinlikte bir araya gelmek ümidiyle.

Geceye dair fotoğraflara buradan ulaşabilirsin. 

Dip not: Şayet sen de 28 Şubat'a kadar #seasonsoflove etiketiyle aşkınızı paylaşarak, çift kişilik yemek kazabilirsin. 

İşte geceye katılan diğer bloggerlar;