13 Nisan 2010 Salı

Dilime Dolananlar 7

Gripin Beş

Yanlızlıktan unutuldu benım adım,
Siz üzülmeyin ben alışığım,
Kedim bile uğramazken evime,
Çift kişilik yatak benim neyim
4 işlemden ibaret
Parmak hesabıyla bütün hayatım
Eksikdikçe saatler ömrümden artıyor
Gelecek telaşım
Anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
Duvarlara çarpa çarpa
Uyandım saat 3 4 5
Bana hiç farketmez
Ne zaman çalınsa kalbim
Derlerki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık
Kalan umutlarımdan birini seçip
Hepsini hepsini hep kaybettim
Şimdi kendimden geri
Ne kaldı ne kaldı
Kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
Düşündükçe bir sonraki adımı
Bu yüzden unuttum ben yaşamayı
Peşin peşin söyledim lafımı
Acımadan kannattılar yaralarımı
4 işlemden ibaret
Parmak hesabıyla bütün hayatım
Eksikdikçe saatler ömrümden artıyor
Gelecek telaşım
Anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
Duvarlara çarpa çarpa
Uyandım saat 3 4 5
Bana hiç farketmez
Ne zaman çağırsa kalbim
Derlerki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık
Kalan umutlarımdan birini seçip
Hepsini hepsini hep kaybettim
Şimdi kendimden geri
Ne kaldı ne kaldı
Kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı

11 Nisan 2010 Pazar

Nisan, Mayıs Ayları, Gevşer Gönül Yayları

Nisan geldi, pek de güzel oldu. Havalar ısındı, montlar atıldı. Ve bahar beraberinde de yeni aşkları da getirdi. Doğum günümde tanışan ve çıkmaya iki yakın arkadaşım siftahı yaptılar.

Hem kız hem de erkek tarafı olarak mutluyuz, gururluyuz. Genç çiftimize mutluluklar dileriz. (düğünden derlemeler part 1)

 Hep de öyle olmaz mı zaten, güneşi , börtü böceği görenler hemen bir aşk moduna giriverir. Kimyası çözülememiştir, bilinememektedir.

Hatta bazı çiftler vardır ki işi abartıp farklı aktivitelere dahi girebilirler. El ele tutuşup çimlerde yuvarlanmaca, yeşil çam usulü ağaçların arkasında saklanarak ve nara atarak koşuşturmaca, sırt sırta verip papatya falı bakmak maksadıyla papatya yapraklarını koparmaca, kotların paçalarını sıyırmak suretiyle deniz kenarında el ele koşuşturmaca.

Netice olarak ilkbahar içimizin olduğu kadar kalbimizin açıldığı bir mevsimdir, kıymeti bilinmelidir. Ama gene de fazla abartmamak lazımdır, olan vardır olmayan vardır.



10 Nisan 2010 Cumartesi

Yalnız Koydular Beni


Sınavlarım bitti artık. Bir haftadır sınavlara giriyordum ve kafayı yemek üzereydim. Neyse ki bitti hepsi de kurtuldum artık. Finale kadar kafam rahat.

Ayrıca blogumu yeni formatına sokuyorum.  Giderek izleyici kaybediyorum sanırım beğenilmedi..
Blog yazılarım da azaldı ama kararımı verdim kendi bloga adayacağım artık. Gitmesin izleyicilerim, bırakmasınlar beni.





3 Nisan 2010 Cumartesi

Mim mim mim

Fund'cum beni mimlemiş ve kaçmış, yazmak lazım tabii ki. Konu ise böylesi daha güzel.

- Enteresan damak zevkim var örneğin, kekle beyaz peynir yemeyi seviyorum. Kulağa iğrenç geliyor biliyorum ama gene de seviyorum işte.
- Mor özellikle de lilaya bayılıyorum ama nedense lila hiç kıyafetim yok, aksesuar olarak mor renk daha çekici geliyor galiba.
- Dert dinleyip akıl vermeyi çok seviyorum. İlerideki mesleğim psikolog bile olabilirmiş.
- Daha önce iğrenç bulduğum şeyi çok sonradan beğenebiliyorum. Örneğin geçen gün öyle bir ugg gördüm ve alasım geldi.
- Saat kalkacağım saaten 10 dk önceye kuruyorum sonra sabah olunca da büyük bir zevk ile erteliyorum.

Şimdi sıra benim mimlediklerimde;