30 Aralık 2009 Çarşamba

Ve Yeni Yol Artık Kapıdadır


2010'un gelişini sallamamazlık edemezdim malum.

Yeni bir yıl yepyeni umutlar, hem de taptaze. 2009 artık tarihin sayfalarına gömüldü gömülecek. Her yeni yıl olan şeyleri bizde yaptık elbette ki.


Noel ağacı alındı, jan janlı ,afilli, ışıltılı, parıltılı süsleriyle baş köşede yerini aldı. (tabi plastikten ayrıca süs için ağaçlara kıyanları da kınıyorum) Kırmızı don inanışı bu yılbaşındada sürdü arkadaşlara da hediye edilerek onlarında 2010 don'anması temenni edildi. Çoğumuz yılbaşını evinde kutluyacak bu yılbaşı, öğrenci cebini kriz yaktı ve kül etti.

Milli piyangosuz yılbaşı beklenir mi hiç. "Çeyrek olsun benim olsun, içime umutlar doğsun" diyerek aldım biletimi ben de. Annem televizyonda falcının söylediği "7,0,9,6" rakamlarının kendi biletinden olduğunu görünce kendi kaptırdı, yarının trilyoneri modunda geziyor ortalıkta. Ayrıca ilkokuldan beri süregelen çekiliş geleneği de sürdürdük bu sene. Ayrıca Lösev açısından yararlı bir iş de yapmış olduk, ee daha ne olsun. Bana okuldan Merve diye bir arkadaş hediye alıcak bense Bala adında cinsiyetini çözemediğim bir arkadaşa hediye aldım. Yarın hediyeler alınıp, verilecek. Bakalım ne çıkacak. Yarın ki planda evdeyiz ya, hindi alır mıyız bilmem ama sofranın güzel olacağı malum. Gelsin çerezler, cipsler, kolalar, meyve suları. Abur cubur ve içecekte limit olmayan müthiş bir gece. Yarın da bütün gazeteler tombala verir alsak mı ne!


Evet gelelim 2010 için dileklerime,
* Prenses prensiyle tez zamanda barışsın,
* Arzu'm hep gülsün depresyonlar ondan uzak olsun,
* Çağla kuzum da içindeki Polyannayı hiç öldürmesin, çünkü önümüzdeki yıl ona çok ihtiyacımız olacak..
* Ben de mutlu olayım, aşkı bulayım, en önemlisi ailemle ve dostlarımla hep beraber sonsuz mutluluklar bizimle olsun..
* Piyango da en azından bu sene amorti çıksın..

**Herkese sağlıklı mutlu huzurlu yıllar diliyorum..*¨*•♫♪ ♥

Ve bu yılın son şarkısı olarak ;


"Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım
Kader beni seçmedi ama görmemem lazım
Belki birden bire yeniden başlamam gerek
Eskiden taptığımı bugün taşlamam gerek

Yeni bir aşk yeni bir iş
Yine gülecek bir neden lazım
Yeni bir haber yeni bir kader
Bunlar için bana şans lazım

Yeni bir duruş yeni dokunuş
Tek tek keşfetmem lazım
Yeni bir hayat gerisi bayat
Kendime yeni bir ben lazım

Günler güzel geçmedi unutmam lazım
Asıp yüzümü kalmışım azcık kırtmam lazım
Hep içime atmışım anlatmam gerek
Hepsini bir kazana atıp toptan kaynatmam gerek"


29 Aralık 2009 Salı

Amatörden İlk Kareler


2009'un son günlerinde üzerime çöken rehavet!  Dinlenmek bilmeyen fizibilitem ve ben gene iş başındayız.

Dün fotoğraf çekmek için Güzelbahçeye sahile gittik. Denizi, martıları, balıkçıları, sokak kedilerini çektik. Kediler o kadar tatlılar ki hemen bulmuşken ben de kareledim bir kaç kare.

Hava bir açık bir kapalı, bir dengesizdi. Arada yağmur yağıyor bardak boşalırcasına, apar topar sığınacak yer aradık tabii. Önce çay poğaça sonra gene bir yerde salep... Son olarak İnciraltı, "Turkuz"da Kumpir.



Ama gün sonunda güzel kareler yakaladık. Otobüste arka koltuk komple bizimdi ve epey bir geyik çevirdik. En son durağımız ise "Asansör" oldu. 13 katı teptikten sonra İzmir'e kuş bakışı bakıyorduk artık. Ayrıca asansöre giderken geçtiğimiz dar sokaklar ve cumbalı evlerde bir hayli ilgi çekiciydi. Hiç durur muyuz hemen onları da kareledik.




26 Aralık 2009 Cumartesi

Kalbimi Nadasa Bıraktım


Kalbi bir tarla olarak düşünürsek, aşkı o tarlada açan bir çiçek, sevgiyi de o tarlada can bulan bir fidan olarak tanımlamak yanlış olmaz herhalde.

O tarlanın sahibi biziz ve bizim müsade ettiğimiz kişiler ancak girebilirler. Kimi girer aşk tohumları atar kalbimize. İşte o an bizimde baharımız da başlar. Şimdi geriye kalan aşk çiçeklerinin açtığı ilk günkü gibi tutmak kalır. Karşı taraf dikkatli olmalıdır artık, soldurmamalıdır aşk çiçeklerini. Hep aşk çiçeklerini beslemeli hem de sulamalıdır. Bıkmaksızın emek vermelidir onlara. Ola ki aşk çiçeklerini ilk günkü gibi tutmayı başardı tohumu eken kişi. İşte o zaman sıra tarlaya sevgi fidanlarını ekmeye gelir. Sevgi fidanını ağaca döndürmek daha da zordur. Daha çok emek ister. Ama emeğin sonunda ağaç meyve bile verebilir bir zaman sonra. Emeğin karşılığı rengarenk çiçekler.

Ancak tarlamıza girenler bazı kişilerse ona iyi bakamazlar. Çiçeklerini yolar, fidanlarını çiğnerler hiç düşünmeksizin. Halbuki tarlanın kapısını ona açarken ne kadar da güvenmişsinizdir ona. Nereden bilebilirdiniz ki tarlanızı talan edebileceğini. Aşkı ve sevgiyi bu kadar heba edebileceğini. Tarlayı mahvedenin ardından tarlanızı nadasa bırakırsınız. Diğer tabirle kalbinizi... Ta ki tekrar karşınıza hiç düşünmeden güvenebileceğiniz birileri çıkana kadar ve de kalbinizin kapılarını ardına dek tekrar açabileceğiniz birisi.

25 Aralık 2009 Cuma

Dilime Dolananlardan-6


MANGA - Alışırım Gözlerimi Kapamaya

Tertemizdi sanki dünya gözlerimi açtığım anda
Hiç düşünmeden inandım masal tadında yarınlara
Yalanlar ortasında kaldı tüm çocukluk anılarım
Çizgi romanların dışında bir kahraman bulamadım
Toz pembe olmasaydı keşke tüm rüyalarım
Hep sorular sordum ama cevaplarını alamadım
Hep yalan söylenmiş hep yalan
Kavuşamadı hiç ayrılanlar, masallar gerçek olmadı
Aşık oldugum sokaklarda kimseler konuşmadı
Ama şehir hiç susmadı hep ağladı hep ağladı..

Son bir umut verse biri
Ve güzel olacak bir gün herşey dese
Ben inanirim belki de bu yalana
Ben de alışırım gözlerimi kapamaya

Bir yol görünse uzaklarda ışıklar altında son bulan
Melekler alsa beni götürse karanlığa teslim olmadan
İşkence gördü asfaltlar, çatlaklarına kan doldu
Yıkıntılar arasında kaç çocuğun hayalleri kayboldu?
İnsan neden kendini unuttu neden kendinden oldu?
Hangi yolda kaç kişi bir hiç uğruna canından oldu?
Hep yalan söylenmiş hep yalan
Ayrılanlar hiç kavuşmadı,
dinlediğim masallar hiç gerçek olmadı
Kimse sandığım kadar masum kalmadı,
savaş durmadı ölüm azalmadı

Son bir umut verse biri
Ve güzel olacak bir gün herşey dese
Ben inanirim belki de bu yalana
Ben de alışırım gözlerimi kapamaya