KPSS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KPSS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2014 Salı

Sınavın Ardından


Daha önceki yazılarımda KPSS hazırlanmakta olduğumu belirtmiştim. Bir seneye yakın bir süreyi bu sınava harcadıktan sonra tüm çalışmalarım sınava giren birçok arkadaşım gibi benim de bir işime yaramadı. Puanım kaç gelir bilinmez ama kendimi de içine dahil olarak binlerce kişinin emeğini kağıt gibi buruşturup bir güzel çöpe attılar.  Ola ki atanırsam, mucize olur.

Son bir senede bir yerlere gelir miydim bilinmez ama mesleğimde ilerlemek adına bir şeyler yapabilirdim oysa ki. Ama gelin görün ki aile baskısı, özel sektör uzunca süreler iş bulamama KPSS'yi bir son çare gibi sundu önüme. Ben de madem hayat tecrübesi olan insanlar bu kadar ısrarcı belki de denemeliyim dedim. Hep burnumun dikine gidiyorken, bu kez etrafımdakilere kulak vermekte yarar buldum. En önemlisi de idealimdeki işten çoktan geçmiş, uzun süre işsizlikte sınandıktan sonra ne iş olsa yaparım abi kafasına ermiştim.

Bu zaman zarfında da blogumu epey bir ihmal ettim farkındayım. Diğer yandan da bir o kadar mahcubum. Telafi için döndüm aslında. Sadece blogun değil, birçok şeyin telafisi. Belki de geçen bir koca bir yılın... Bundan sonra önümde yeni, muhtemelen de bolca kavisli bir yol(lar) var. Bir yol ayrımını ise gerimde bıraktım. Artık güzel şeyler olsun, son iki yılda aşırı dozda hayal kırıklığı yaşamışken artık benim de yüzüm gülsün istiyorum. Hepsi bu!

Bu arada hayatımda sevindirici şeyler de olmadı değil tabii. Ama bunu diğer yazımda ayrıntılı bir şekilde yazacağım. Hoşçakalınız.

Dip not: Bu süre zarfında hayal kurmamayı öğrendim. Çünkü ne kadar fazla hayal kurarsan, bir o kadar hayal kırıklığı yaşıyorsun. Yılgınlıklarla doluyor bünyen. Sanırım akışına bırakmak en iyisi.


7 Ekim 2013 Pazartesi

Hayat Nereden Nereye

Uzun zamandır yazamamam blogu boşladığım anlamına gelebilir ama ben buna kısaca hayatımı yoluna koymaya çalışmaya çalıştığım bir dönem diye özetleyebilirim. Burada en son Ankara'da mülakata gittiğimden bahsetmiştim. Mülakat bu ya olmadı. Hoş her şeyin hayırlısını dilemişken,olmaması benim için en iyisiydi belkide kim bilir. Mülakat süreci de tamamlandığına göre hangi kurum olduğunu söylemem de artık sakınca yok. Yarı kamu, yarı da özel kurum olma özelliğini taşıyan TÜBİTAK'a mülakata gitmiştim. Kurumsal İletişim Uzman Yardımcılığı pozisyonu için. En azından mülakattan bahsederek ilerde aynı kuruma mülakata çağrılanlar için bir kılavuz niteliği taşıdım diyelim. Gene merak edilenleri cevaplarım.

Diğer yanda bu süreçte erkek arkadaşımın uzakta olma fikrine alıştırdım kendimi. Dip dibe olunca zor geliyormuş ayrı şehirlerde olmak. Hani yanında istediğinde atlayıp gelmesinin yokluğu. Geleceği güne daha çabuk varabilmek için daha fazla uyumak ve sokakta bazı insanları ona benzetmek gibi şizofreniye varan davranışlar. Ama olumlu yanları da yok değil. Fırsat denen bir kelime girdi hayatımıza.Yaratığımız her fırsatta bir araya geliyoruz. (Dip not: tüm milli ve dini bayramlar candır.) Bu da birlikte geçen zamanı daha da anlamlı kılıyor.

Ve gelelim diğer konuya. İş konusuna. Kısa bir süre özel sektörde şansımı denesem de şuan için ne yazık ki İzmir şartlarında pek de aradığımı bulamadım. İstanbul ise benim gibiler için sıfırdan başlamak için elverişli bir yer değil, cesaret edemedim. Bu da beni ister istemez önümüzdeki sene için KPSS hazırlık sürecine götürdü. Ama öyle böyle hazırlanmak da değil yani dersaneye falan gidiyorum. ÖSS günlerime geri döndüm diyebilirim. Dersane arkadaşı ve hocası kavramları hayatıma geri döndü. Bir sene boyunca da bu böyle gidecek. Hakkımda hayırlısı.

Özetle tüm bu süre zarfında bunlar oldu. Tam bir adapte olma sürecindeyim. Az bekleyin, tez zamanda adapte olup geliyorum.