26 Ağustos 2015 Çarşamba

Yeni Hayata Geri Sayım Başladı


Buraya evlilik hazırlıkları yazılarını yazmaya başladığımda düğüne daha beş-altı ay vardı. O zamanlar daha çok var ya kafasında yaşar giderdim. Son aylar ise hızlandırılmış gibi geçti adeta. Hatta öyle ki dünden beri geri sayıma başladım. Bolca maruz kaldığım soruların başında ise "heyecan var mı", "bu süreçte kilo alıp ya da verdin mi?", "ee bitti mi hazırlıklar" yer alıyordu. Gün geçtikçe aileden ayrılma stresti dışında bir heyecanım ve endişem yok. Kilom sabit, heyecan olması gerektiği derecede. Yirmi altı yıl boyunca aileden ayrılmayınca ilk zamanların çok zor geleceğini farkındayım ama yapacak da bir şey yok. Ki bir yandan hayat öyle de garip ki. Hayatında sana eşlik edecek birini bulamayanlar aile hayatından usanmış ve yaşım geçiyor evhamındalar, bulanlar ise bu sefer aileden ayrılmanın hüznü ve yeni bir yaşamın stresinde. Her iki durumda da üzüntü, stres var yani. Bu duygulardan kaçış yok anlaşılan.

Diğer yanda tüm çeyiz ve eşyalarının tümü başka bir yere gidince sanki artık yerin aile yanı değilmiş hissi de oluşuyor insanda. Bir yerlerde kurulmuş ve yaşamanı bekleyen başka bir şehirde bir evin oluyor artık. İki arada bir derede öyle de garip bir duygu.

Şimdilik tüm hazırlıklar bitti. Bekleme modundayız. Yani bizden yana her şey tamam. Artık top bizim dışımızdaki etkenlerde. Tüm dualar ise o gün her şeyin gönlümüzce gitmesi yönünde.  Siz blog yazılarımı takip edenler ise her zaman güzel temmeni ve dualarınızla benimle oldunuz. Bana moral oldunuz. Herkese, her şey için çok ama  çok teşekkürler. Bundan sonra düğünden önce yazabilir miyim bilemiyorum. Ama muhtemelen İzmir'e veda ederken ona bir yazı borçluyum. Kapanış yapmadan da olmaz. Bir sonraki veda yazımda görüşmek üzere. Hoşçakalın.


13 Ağustos 2015 Perşembe

Evlilik Hazırlıkları - Gelin Arabası ve Diğer Ayrıntılar


Düğün tarihi yaklaştıkça yapacak işlerin katsayısı da artıyor. Bu aralar çeyizleri kolilemekle uğraşıyoruz. Öyle ki kolicikler evimizin bir odasını işgal etmiş durumdalar. Yakında dile gelip bizi evden kovacaklar diye korkuyorum. Bu haftasonu artık çeyizlerle vedalaşıp onları yeni evimize yerleştirmeye götüreceğiz. Bir dünya işte bizi İstanbul'da bekliyor.

Diyeceğim o ki sekiz yıldır yaşamakta olduğum İzmir'e veda vaktim giderek yaklaşıyor. Bandırma'dan gelip onca yıl İzmir'de yaşamak dahi kendimi İzmirli hissettirememe yetmedi. Bakalım İzmirli olamayan ben yıllar içerisinde İstanbullu olabilecek miyim? Ama İzmir'in de hakkını yemeyeyim. Hayatımda yeri büyük. Burada okulumu bitirip mezun oldum, birçok arkadaşlıklar kurdum, ruh eşimi de burada buldum. Yaşadığım mutluluklar ve edindiğim tecrübelerse yanıma kar kaldı. Tüm bunlar için hayatımın bir kısmının İzmir'de geçmesi gerekiyormuş demek ki. İstanbul'da ne gibi sürprizler beni bekliyor, yaşayıp göreceğiz.

Diğer düğün hazırlıklarına gelirsek mekan, orkestra, kuaför, gelinlik, mobilyalar tas tamam. Atlamayayım mobilyalarımızı Enza Home'dan aldık. Yatak odasında tercihimiz Born oldu, oturma grubunda ise Jasmine. Tv ünitelerinde ise Bolero'da karar kıldık.  Evimiz küçük olduğundan daha sonrada modüler olarak tamamlayacağımız bir firmayı seçelim dedik. Diğer yanda farklı şehirlerde yaşadığımızdan ulaşım kolaylığı açısından hizmet alanı geniş kurumsal bir firmada karar kılmak kafamızı rahat ettirdi. Siparişleri İzmir'den verdiğimizden İstanbul'da muhatap olacak birilerini de bulmamız gerekiyordu.

Bu hafta ise gelinliğimi teslim aldım. Çocukluktan beri gelinlik hayalini kuran bir hatun değilimdir. Aslında bu çok fazla romantik bir yapım olmamasından kaynaklı. Gelinlik modellerine bile nişanlandıktan sonra bakmaya başladım. Ama o rağmen son teslimde giyerken hiç çıkarasım gelmedi. Şayet hayalimdeki gibi olmasaydı büyük hayal kırıklığı olurdu eminim. O nedenle Madam Burcu'ya ne kadar teşekkür etsem az. 

Son olarak halledilen şeylerden biri de gelin arabası. Hem ben hem de nişanlımın hayalinde klasik gelin arabası vardı. Özellikle de Volkswagen. Bir yakınımızın tavsiyesi ile onu da Klasik Gelin Arabam dan temin ettik. Tercihimiz şeker pembe bir vosvos oldu. Her ne kadar pembe istemesem de (malum adı gelin arabası olsa da içinde damat da barındırıyor) klasik model olarak İzmir'de uygun fiyatla hizmet veren çok fazla firma ve seçenek yoktu. Bulmuşken sadece rengi için de tutmadan olmazdı. Hizmet içeriğinde araç artı şoför yer alıyor. Benzin ve süsleme bize ait olacak.

Hayat tüm bu hazırlıklar dahilinde akıp giderken pek de yazmaya vakit olmuyor haliyle. İleriki yazılarımın teması ise şimdiden belli gibi. Yeni bir şehre alışmak, evliliğe alışmak, yeni bir işe alışmak bla bla... Tam anlamıyla yeni bir hayata dair yeni yazılar diyebilirim. Takibimde kalın. Görüşmek üzere.





24 Temmuz 2015 Cuma

Evlilik Hazırlıkları - Kına Gecesi



Günler akıp giderken stres ve hazırlıklar da en üst seviyeye ulaşmış durumda. Allahtan eşeğimi sağlam kazığa bağlıyım mantığındayım da geriye pek de yapılacak iş kalmadı. O büyük gün için neredeyse tüm hazırlıklar tamam. Mekan, davetiye, kuaför, gelinlik, fotoğrafçı. Tabii o günden bir gece önce yapmayı planladığım kına gecesi için de ayrıca hazırlık şart. Alt tarafı binallı giyerek kına yakınıp, üç beş göbek atacağız bitip gidecek kafasındaysanız büyük yanılgı. Bütün gece insanları ağırlamak, uygun fiyata bindallı bulmak, kına seti zamazingoları, tefler, ziller, shakira kemerleri, kına taçları, gece boyu çalacak müzik listesi, bindallı dışında giyilecek bir elbise ve küçük küçük ama bir araya gelince giderek büyüyen ayrıntılar. Ayrıca şehir dışından geleceklere kalacak yer temini.

Hele bir de kına geceniz kadın kadına olacaksa o zaman hem cinslerin şerrinden korkmak lazım. En yakın akraban dahi olsa her şey markaj altında. O geceki kıyafet seçimin, halin tavrın (misal gelin kızlar çok oynamaz), yüksek yüksek tepeler eşliğinde ağlama performansın, herkes elinde cep telefonlarıyla an ve an çekerken kameralara karşı sergilemen gereken o naif tavrın... Hepsi ve hepsi çok önemli. Hele bir de benim gibi kına kokusu sevmiyorsanız kına yakınma fikri size pek parlak gelmeyebilir. Adettendir deyip, ses çıkarmadan o kınayı yakınacaksın. Kaçışı yok.

Gelelim kına gecesi hazırlıklarıma. Gecenin kraliçesi elbetteki bindallı. Fiyatlarda tam bir uçurum. 200tl'den 2.500tl'ye kadar çeşitli model ve işlemelerde bindallılar mevcut. Hele bir de Hürrem ve Med Cezir Mira'nın kına gecesinde giydiği bindallı modelleri var ki fiyatları cep yakıyor. Bir çok alışverişimde olduğu gibi bindallıyı da Kemeraltı'ndan hallettim. Tabii öncesinde İstanbul'da Eminönü'nü de bir kolaçan ettim. Ancak mekan çok turistik olunca fiyatlar pek de bütçeme uymadı. Dönüp dolaşıp kendimi kürkçü dükkanında yani Kemeraltı'nda buldum. Kına sepeti, kına tası, kuru kına, kına tacı gibi ihtiyaçlarımı arkadaşlarım tarafından karşılandı. İnsanın yeni evlenen arkadaşlarının olması çok güzel bir şey. İyi ki varlar.

Ufak tefek kalan eksiklerimi de gene Kemeraltı'ndan karşılayacakmışım gibi gözüküyor. Esnaftan esnafa fiyatlar çok değiştiğinden ilk gördüğünüz yerden almamanızı tavsiye ederim. Önce bir pazar araştırması yapın.

Şimdilik tüm hazırlıklar bunlar. Bakalım o gün geldiğinde tüm malzemelerin gerek oynayarak gerekse ağlayarak hakkını verebilecek miyim.

Bir sonraki yazımda mobilya ve beyaz eşya alışverişi olacak takibimde kalın.


13 Temmuz 2015 Pazartesi

Evlilik Hazırlıkları: Sıra Geldi Davetiyelere


Yoğunluk ve koşuşturmadan fırsat bulup bir türlü yazamadım. Mekan tutuldu, ön hazırlıklar ve randevuları alındı. Şimdi ise o akşam bizlerle beraber olacak kişilerin düğünümüze davetine geldi sıra. Biz davet olayını iki yoldan gerçekleştirdik. Yakın veya uzaktaki arkadaşlarımıza davetiye vermedik, onun yerine düğüne özel açtığımız websitemiz üzerinden LCV doldurmalarını istedik. Sitede ayrıca ikimiz ağzından bugüne nasıl geldiğimize dair hikayelerimiz, düğün sayacı, düğün mekanının ayrıntılı adres ve google map haritası yer alıyor. Böylece arkadaşlarımız için daha samimi ve eğlenceli bir yöntem bulmuş olduk. Sitemizi www.birevlilikprojesi.com 'dan inceleyebilirsiniz. Düğünden sonra da web sitesinde yer alan 'Galeri' sekmesine kendi çektiğimiz düğün fotoğraflarımız yer alacak. Ayrıca düğüne gelen arkadaşlarımız da ellerindeki o geceye dair fotoğrafları yükleyerek galerimize katkıda bulunabilecekler. Böylece Facebook üzerinden albüm oluşturmaya gerek kalmayacak. 'Ay ben bu fotoda kötü çıkmışım, sakın koyma!' muhabbetlerinden tam gaz sıyrılarak, herkes istediği fotoğrafı siteden kaydederek, saklayabilecek.

Akraba ve diğer yetişkin eş dostlar için ise geleneksel yolu seçerek davetiye bastırdık. Başta kendi davetiyemizi tasarlamayı düşünsek de hazır davetiyelerden çok beğendiğimiz bir model çıkınca onda karar kıldık. Davetiyeleri Konak'ta bulunan Sihirli Eller'e yaptırdık. Davetiye zarflarını ise zarfa uygun olarak alarak, süslemelerini ise annemle birlikte binbir özenle hazırladık. Lila sevdam davetiyelerde de devam etti tabii. Davetiyeye buradan ulaşabilirsiniz. Bunun yanı sıra Instagram'da da birbirinden yaratıcı davetiye şirketleri varmış. Gerçi davetiyelerin süsü püsü hazır gelseydi. Davetiyelere harcadığımız emeğimiz kadar güzel olmazdı sanırım.

Özetle bir hazırlığın daha sonuna geldik. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere mutlu kalın.