hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2017 Perşembe

Güneş Gözlüğüm Olmadan Asla


8 Mart'a yetişemesem de uzun bir aranın ardından işte tekrardan burdayım.

İş yoğunluğundan ancak kaçıp bloğa sığınabildim. İşimiz yazmak olunca bloğa az mesai düşer oldu. Arayı kapatmayı kafama koydum. Umarım eyleme de dökebilirim.

Dün 8 Mart'tı malumunuz. Niyetim iki kelam etmekti lakin güne yetişemedim. Geçmiş de olsa herkesin buradan kadınlar gününü kutluyorum. Hoş kadınlar günü de neymiş, kadın bir gün değil her gün özeli savunanlardanım. Kadrimizi, kıymetimizi bilene. Çok değil, sokakta, işte, evde, okulda kısacası her yerde ve her zaman diliminde insanca tavırlara maruz kalabildiğimiz ve saygı duyulduğumuz, değer verildiğimiz bir dünya düşlüyorum. Bir çok hem cinsim gibi.

Benim 8 Mart'ıma gelirsek standart bir gündü diyebilirim. Neyse ki bana saygı duyan ve gerçekten saygı duyan bir patronum, iş arkadaşlarım ve eşim var o şanstan şanslıyım. Her günüm 8 Mart'ı aratmıyor.

Diğer yanda kadınlar gününde kimseden hediye gelmemesi ihtimalini de düşünerek (demeti geçtim bir dal çiçek bile gelmedi) az biraz da şeytana uyarak kendimi ilk kez 8 Mart'ta şımarttım. Kendime en havalısından bir güneş gözlüğü satın aldım. Doğum günümde yaklaşmışken altın vuruşluk bir hareket oldu. Ayrıca bahar geldi, güneş yüzünü göstermeye başladı malum. Ben de İzmir'den İstanbul'a konar göçer biri olarak, İzmir kadının birincil aksesuarı gözlük olmadan yapamayanlardanım. Anadan kıza geçen bir gelenek de aynı zamanda. Sağlık açısından da gözler ileri derecede miyop ve kontakt lens de kullanınca güneşin zararlı ışınları açısından gözlük dört mevsim zorunluluk benim için. Bütün gün ofiste aylak aylak online alışveriş sitelerinde gezerken, en büyük ihtiyacım olan güneş gözlüğü almakta karar kıldım. Ardından online optikleri gezmeye başladım. Okuduğum blog yazıları, tüketici yorumları sonucu Atasun Optik'te karar kıldım. Birçok  model arasından seçim yaparken epey zorlandım ancak Atasun Optik'teki Ray-Ban'leri görünce işim daha da kolaylaştı. İncelemelerimin ardından gözümün efendisini buldum sonunda. Hemen siparişimi verdim. Aldığım gözlük başta yüzüme gider mi diye endişe duysam da modeli yüzüme cuk oturdu. Başarılı ambalajlanması ve kısa sürede ulaşan kargo servisi ile de gönlüme taht kurdu. Erkek, kadın, çocuk hatta outlet için bile onlarca model mevcut. Hediye için de tercih edilebilcek türden. Benim modele şuradan ulaşabilirsiniz. Söylemesi ayıp bir de indirime denk gelince, benim için en güzel 8 Mart hediyesi oldu.

Peki sizin 8 Mart'ınız nasıl geçti? Neler yaptınız? İndirimleri fırsat bilip neler aldınız?







29 Aralık 2013 Pazar

Optimum Outlet'in 2. Blogger Buluşması



Beni uzun zamandan beri takip edenler hatırlarlar. Geçtiğimiz sene (2012) Ağustos ayında İzmir Gaziemir Optimum Outlet İzmir'deki en çok takip edilen blog yazarları ile Optimum'da gerçekleşen kahvaltıda bir araya gelmiş ve bu etkinlikte eğlenceli zamanlar geçirmiştim. (O yazım için)

Bu sene ise aynı etkinliğin ikincisi için Optimum Outlet'in idari kadro çalışanları ve biz İzmir'deki blog yazarları tekrardan bir araya geldik. Yılbaşına bir hafta kala gerçekleşen bu etkinlik, geçen yıla nazaran daha da renkli geçti. Moda, yemek ve aktüel alanında blog yazan birçok İzmir'den bloggerlarla bir araya gelerek kaynaşma ve sohbet etme şansına tekrardan dahil oldum. Bundan önce gerçekleşen etkinliklerden sima olarak ilk kez karşılaştıklarımın yanında daha önce çokça kez sohbet etme şansı yakaladığım Wantthefashion moda bloguyla modada kendi tarzını konuşturmaya başaran Sedef, yemek ve tarih konusunda rüştünü ispatlayan ve biricik tatlı kızıyla etkinliklere renk katan Cafe Portakal blogunun sahibi Bahar, uzunca bir sohbetten sonra epey ortak yönümüzün olduğunu farkettiğim Nerwen44 blogunun sahibi ve yarı adaşım Nur da bu etkinlikte vardı. Diğer yanda aynı gece tanıştığım Göknur, kendi adını taşıyan Tugcegorgulu blogunun sahibi Tuğçe, beni blogumdan takip eden ve belki de beni benden fazla tanımış olan Lezzet Senfonisi blogunun sahibi Öznur Hanım ve İzmir'den lezzetler blogunun sahibi Oya Hanım ise ilk kez tanıma fırsatı yakaladığım ve benim için gecenin bonusları olan diğer blog yazarlarıydı.

Hele bazı blog yazarları var ki bir elinde bin marifet. Tugcegorgulu moda blogunun sahibi Tuğçe, aynı zamanda moda tasarım öğrencisi. Henüz birinci sınıfta olmasına karşı her model cep telefonuna uygun, kişiye özel telefon kapakları tasarlıyor. Bu harika telefon kapaklarına şu linkten ulaşabilirsiniz.

Optimum Outlet'in Halkla İlişkiler Sorumlusu Yıldız Sedef hanımın daveti ile gerçekleşen etkinlikte, kendisi ile bu kez sohbet etme şansını yakaladım. Şans diyorum çünkü Yıldız Hanım, Optimum Outlet Gaziemir'in adeta yaşam damarlarından biri ve aynı anda birçok işe koşturan bir kurtarıcı. Onu boş yakalamak neredeyse imkansız. Optimum Outlet'in Halkla İlişkiler alanında yaptığı birçok güzel ve farklı etkinlikte hep onun parmağı var. Meslektaş da olunca sektörle alakalı sohbet edemeden duramadık.

Diğer yanda gene Pazarlama ve Halkla İlişkiler Uzmanı Baran Bey ile tanıştık. Kendisinin Gıda Mühendisi olup, sonradan PR alanına yönelmesi epey bir ilgimi çekti.

Özetle bolca sohbetli, Bisquitte'in harika yemekleri eşliğinde muhteşem bir gece geçirmiş olduk. Üstüne bir de Optimumu Outlet'in biz bloggerlara hediye ettiği yılbaşı paketi ile birlikte geceye dair saklanabilecek küçük hatıralarımız da oldu. Geceye dair tüm fotoğraflara ise linkten ulaşabilirsin.

Son olarak benzer etkinliklerin İzmir'de artmasını diliyorum. Böylece bloggerlarla daha sık bir araya gelip, bolca çene çalabilelim istiyorum.


17 Ağustos 2010 Salı

Ama Arkadaşlar İyidir

Uzun zamandır dışarı çıkamamanın hasretiyle dün kendimi dışarı attım. Begüm'le önce staj yaptığımız ajansa iş arkadaşlarımızla ve patronumuzla yemek yedik. Sohbet edip son gelişmelerden birbirimizi haberdar ettik. Sonra da onlara Altınoluk'tan aldığım üzerinde Altınoluk yazılı minnacık ahşap yelkenli gemi buzdolabı magnetlerimi verdim. İyi ki akıl edipte almışım, yarım elma gönül alma demişler ne de olsa.


Daha sonra da sınıftan Çağla ve Melih'le buluştuk. Sıcağın altında güneş altında telef olduk ve kendimizi Mango Outlet'e zar zor attık. Sadece 5 tlye şirin mi şirin tişörtler aldık. Üçümüzde aynı tşörtü aldık, aynı anda sınıfta giymemek kaydıyla tabii. Kimi kızlar gibi "yok ben arkadaşımla aynı şeyi almam" ya da "benden gördü hemen o da aldı" gibi kıskançlıklarımız yok Allah'tan. Yapanları da komik buluruz. Ne yani 7/24 siyam ikizi gibi dolaşmıyoruz ki durmadan pişti olalım.

Bizimle dükkanda dolanmaktan sıkılan Melih dayanamadı dışarı kendini attı. Erkek milleti ne zaman kadınların alışveriş hastalığına anlam verebilmiş ki zaten. Deli gibi deştik yorgun düştük ve dükkandan çıktık. En yakın Burger King'e attık kendimizi aç olanlar bir şeyler yedi ya da bir şeyler içti. Daha sonra Kıbrıs Şehitleri'nde ara sokakta bir kafe'ye oturduk. İki adım attıkça insanın pili bitiyor yapacak bir şey yok. Biraz muhabbeten sonra Çağla yanınızdan ayrıldı ve Begüm'le Melih tavla oynadılar.

Son çare sıcağa daha fazla dayanamayan bünyelerimiz evlere dağılmayı uygun gördü. Bu buluşmanın sonunda farkettik ki birbirimize hasret kalmışız çok da iyi olmuş bu organizasyon. Devamı gelecektir, gelmelidir.